KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2012/23700 E., 2012/33598 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Büyükçekmece 1. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 08/05/2012
- Numarası
- 2011/554-2012/709
Karar Metni
344 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 12. maddesine göre, hükmi şahıslara tebligat selahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise yalnız birine yapılır. Aynı Kanunun 13. maddesine göre de, tebliğ yapılacak bu kişiler herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacakları bir halde oldukları takdirde ancak o zaman, tebliğ orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birisine yapılır. Tebligat Tüzüğü'nün 18. maddesinde selahiyetli kişilerin bulunmadığının tebligat belgesinde gösterilip bunun açıklanması lüzumu hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda borçlu şirket adına çıkarılan satış ilanı tebligatlarının "aynı adreste çalışan ve yetkili, şirket müdürü olduğu belirtilen H... Y..’a" tebliğ edildiği belirlenmiş ise de, adı geçen şahsın şirket yetkilisi olmadığı, borçlu şirket yetkilisinin Ticaret Sicili Kayıtlarına göre M.. S.. olduğu görülmektedir. Buna göre borçlu şirketin yetkili temsilcisinin bulunup bulunmadığı belirlenmeden çalışanına tebligat yapılması, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 12. ve 13. maddeleri ile Tebligat Tüzüğü'nün 18. maddesine aykırı olduğundan anılan tebliğ işlemi usulsüzdür. Bu ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 22.06.1988 tarih 1988/12-266 sayılı kararında da kabul edilmiştir (HGK. nun 13.05.2009 tarih, 2009/12-184/187 sayılı kararı).
Aynı icra takip dosyasının diğer borçlusu olan ve aynı zamanda borçlu şirket yetkilisi M..S..’ya satış ilanı tebligatları usulüne uygun yapılmış olsa bile, bu tebligat üzerine borçlu şirketin satış ilanı tebligatından haberdar olduğunun kabulü ise Tebligat Kanunu'nun 39. maddesi hükmüne aykırıdır. Satış ilanının hiç veya usulüne uygun olarak tebliğ edilmemesi ise yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre tek başına ihalenin feshi sebebidir.
O halde mahkemece ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2012/23700, K. 2012/33598, 19 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama