KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2012/24366 E., 2013/483 K.·İlamsız İcra Takibine İtiraz Bono Vasfı Bozulmuş Senedin, İmzası İkrar Edilmiş Belge Sayılması
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2013
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma
İCRA VE İFLAS KANUNU (İİK) (2004) Madde 67
İCRA VE İFLAS KANUNU (İİK) (2004) Madde 68
TÜRK TİCARET KANUNU(MÜLGA) (6762) Madde 688
TÜRK TİCARET KANUNU(MÜLGA) (6762) Madde 689
TÜRK TİCARET KANUNU(MÜLGA) (6762) Madde 690
"İçtihat Metni"
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
İlamsız icra takibine itiraz halinde İİK.nun 68. maddesindeki belgelerden birine sahip olan alacaklı icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebileceği gibi İİK.nun 67. maddesi uyarınca genel mahkemelerde itirazın iptali davası da açabilir.
Somut olayda borçlu hakkında 28.12.2010 tanzim, 30.08.2010 vade tarihli ve 22.500.00 TL bedelli bonoya dayalı olarak genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi yapıldığı, 7 nolu ödeme emri tebliği üzerine borçlunun süresinde borca itirazda bulunduğu anlaşılmaktadır.
Takibe konu senedin tanzim tarihinin 28.12.2010, vade tarihinin ise 30.08.2010 tarihi olduğu, bu haliyle vade tarihinin, tanzim tarihinden önce olduğu görülmektedir. Bu durumda tanzim tarihinden evvelki vadeyi taşıyan bu senette tanzim tarihinin TTK.nun 690. madde göndermesi ile bonolarda da uygulanması gereken TTK.nun 615. maddesine aykırı olarak düzenlendiğinin kabulü gerekeceğinden, TTK.nun 688-689. maddeleri gereğince dayanak senet bono vasfında kabul edilemez ise de, borçlu icra dairesine süresinde yaptığı borca itirazında açıkça senetteki imzaya itiraz etmediğinden dayanak senet İİK.nun 68/1. anlamında imzası ikrar edilmiş belge sayılır.
Ohalde Mahkemece; itirazın kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Öte yandan, borçlu, vekille temsil edilmediği halde, borçlu yararına vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru değildir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2012/24366, K. 2013/483, 15 Ocak 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama