KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2012/24946 E., 2012/35519 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2012
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki ihale alıcısı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
İİK.nun 134/2.maddesi uyarınca ihalenin feshi ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde istenebilir. İİK.nun 134/6.maddesi gereğince satış ilanı tebliğ edilmemiş veya satılan malın esaslı vasıflarındaki hataya veya ihalede fesada bilahare vakıf olunmuşsa şikayet müddeti öğrenme tarihinden başlar. Aynı maddede bu müddetin ihale tarihinden itibaren bir seneyi geçmeyeceği açıklanmıştır.
Somut olayda, şikayet konusu ihalenin 20.04.2012 tarihinde yapıldığı, şikayetçi ihale alıcısının ise bu tarihten itibaren anılan yasada öngörülen 7 günlük süre geçtikten sonra 16.05.2012 tarihinde icra mahkemesine başvurarak satıştan sonra taşınmazı görmek üzere bulunduğu adrese gittiğinde taşınmazın satış şartnamesinde belirtilenin aksine üzerinde herhangi bir yapının olmadığını, satın aldığı taşınmazın satış şartnamesinde belirtilen taşınmaz ile uyum göstermediği nedeniyle ihalenin feshini istediği görülmüştür.
Başvuru bu hali ile İİK.nun 134/6.maddesinde öngörülen “satılan malın esaslı vasıflarındaki hataya bilahare vakıf olunmasına” ilişkin bir iddia niteliğinde olduğundan öğrenme tarihinden itibaren yedi günlük süre içinde ihalenin feshinin istenmesi mümkündür. Alıcının bu durumu daha önceden bildiği iddia ve ispat edilemediğine bir yıllık süre içinde yapıldığına göre şikayetin İİK.nun 134/6.maddesine göre yasal sürede olduğunun kabulü gerekir.
Bu durumda mahkemece mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle ihale alıcının şikayetinin esası incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, istemin süre aşımı nedeniyle reddi isabetsizdir. Öte yandan HMK’nun 297. maddesinin (1). fıkrası gereği hükümde “Türk Milleti Adına” ibaresi ile “gerekçeli kararın yazıldığı tarihin” yer alması zorunlu olup, kanunun bu emredici hükmüne aykırı davranılması da doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2012/24946, K. 2012/35519, 29 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama