KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2012/26545 E., 2013/3051 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2013
- Mahkemesi
- Giresun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (İcra Hukuk
- Tarihi
- 16/07/2012
- Numarası
- 2012/41-2012/59
Karar Metni
261 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu şirket hakkında, 46.490 TL miktarındaki bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emri tebliği üzerine borçlu vekilinin yasal sürede icra mahkemesine başvurarak dayanak bononun teminat senedi olduğu iddiası ile takibin iptalini istediği anlaşılmıştır.
Takibe konu bonoda alacaklının lehtar, borçlunun ise keşideci konumunda olduğu ve bononun arka yüzünde, borçlunun iddia ettiği üzere “.. Vakıfbak'tan almış olduğu kredinin 46.490 TL'lik kısmı (kırk altı bin dört yüz doksan) firmanızca ödenecek. Borç bitiminde iş bu senet firmanıza iade edilecektir. 3. şahıslara iş bu senet ciro edilemez, icra mahkemelerinde kullanılamaz.” şeklinde kayıt konulduğu görülmüştür. Takip konusu senedin arkasında yer alan bu kayıt, alacaklının imzası olmasa dahi alacaklıyı bağlar.
Bu durumda, dayanak belge T.T.K.'nun 688/2.maddesinde öngörülen kayıtsız şartsız ödeme vaadi unsurunu taşımadığından, anılan senedin tahsilinin gerekip gerekmediği yargılama yapılmasını zorunlu kılmaktadır. İ.İ.K.nun 170/a-2.maddesi gereğince senet kambiyo vasfını taşımadığından, itiraz kabul edilerek takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile talebin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2012/26545, K. 2013/3051, 31 Ocak 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama