KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2012/2797 E., 2012/20336 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Büyükçekmece 2. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 05/12/2011
- Numarası
- 2011/323-2011/965
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
İcra mahkemesinin takip hukukuna ilişkin kararları -kural olarak- sadece yürütülen takip bakımından tarafları bağlar ve sadece takip hukuku bakımından kesin hüküm yaratır. Yani icra mahkemesi kararları sadece birbirlerine karşı aynı konuda kesin hüküm teşkil eder. (Av. Talih Uyar İcra İflas Kanunu Şerhi sayfa 309.) Borçlunun meskeniyet şikayeti nedeniyle aynı konuda verilen önceki kararın kesinleşmesi halinde, ilk karar, daha sonra verilmiş olan bu karara karşı kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Ancak HUMK.nun 237. maddesi gereğince bir davada kesin hükümden söz edilebilmesi için, davanın taraflarının, konusunun ve sebeplerinin aynı olması gerekir.
Somut olayda, mahkemece, İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2008/3035-2010/1004 sayılı kararı, kesin hüküm olarak kabul edilmiş ise de, bu davanın tarafları eldeki davadan farklı olduğu gibi şikayet konusu edilen takip dosyaları farklı dosyalardır.
Borçlunun meskeniyet şikayetinde bulunduğu Büyükçekmece 2. İcra Müdürlüğü'nün 2009/20526 sayılı dosyasında alacaklının Akbank T.A.Ş. olmasına karşın, kesin hüküm olduğu kabul edilen karara ilişkin olduğu İstanbul 2. İcra Müdürlüğü'nün 2008/23981 sayılı dosyasında alacaklının Citibank A.Ş. olduğu anlaşılmaktadır. Görüldüğü üzere her iki davanın tarafları ve takip dosyaları farklı bulunduğundan HUMK.nun 237. maddesinde belirtilen kesin hüküm şartları oluşmamıştır.
Kaldı ki kesin hüküm olduğu kabul edilen karar alacaklı Citibank A.Ş. tarafından temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. O halde mahkemece işin esası incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, koşulları oluşmayan kesin hükmün varlığından söz edilerek şikayetin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2012/2797, K. 2012/20336, 13 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama