KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2012/29821 E., 2013/1573 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2013
- Mahkemesi
- Tarsus İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 25/09/2012
- Numarası
- 2012/140-2012/379
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçinin, ihale konusu araçlara vergi alacağı nedeniyle 6183 Sayılı Kanun hükümleri gereğince haciz konulduğunu, araçların önemli parçalarının borçlu tarafından alınarak değerlerinin düşürüldüğünü ileri sürerek ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Taşınır malların ihalesinde de uygulanan İİK.nun 134/2.maddesinde, ihalenin feshini isteyebilecek ilgililer sınırlı olarak sayılmıştır. Bunlar; satış isteyen alacaklı, borçlu ve pey sürmek sureti ile ihaleye iştirak edenlerdir. İhale tarihinden önce, satışı yapılan menkuller hakkında, kendi dosyasından satış isteminde bulunmayan haciz alacaklısının ihalenin feshi davası açmasına yasal imkan bulunmamaktadır.
Somut olayda, ihalenin feshi talebinde bulunan şikayetçinin, 6183 Sayılı Kanun gereğince ihale konusu araçlara haciz uyguladığı, ancak ihale tarihinden evvel kendi dosyasından satış isteminde bulunmadığı, dolayısıyla İİK. nun 134/2. maddesinde yazılı “satış isteyen alacaklı” sıfatını taşımadığı görülmektedir. Bu durumda, haciz alacaklısı şikayetçinin ihalenin feshi davası açması mümkün değildir.
O halde mahkemece, şikayetçinin ihalenin feshi davası açma hakkı bulunmadığından dolayı istemin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, sonuçta istemin reddine karar verildiğinden sonucu doğru olan kararın onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2012/29821, K. 2013/1573, 22 Ocak 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama