KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2012/30157 E., 2013/5714 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Malatya 1. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 09/05/2012
- Numarası
- 2011/226-2012/207
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından kredi sözleşmesine dayanılarak ilamsız icra takibine başlandığı, süresi içerisinde borçlular tarafından yetkiye ve borca itiraz edildiği, alacaklının itirazın kaldırılması istemiyle icra mahkemesine başvurduğu görülmektedir.
Borcun genel kredi sözleşmesinden doğduğu, genel kredi sözleşmesinin 41. maddesinde yetkiye ilişkin hüküm bulunduğu, yapılan yetki sözleşmesinin o tarihte yürürlükte olan HUMK'nun 22. maddesindeki koşulları taşıdığı anlaşılmıştır.
Yine İİK.nun 50. maddesinin göndermesi ile takip tarihi itibariyle yürürlükte olan ve uygulanması gereken HUMK.nun 12. maddesi gereğince ihtiyati haciz kararından sonra bu kararın dayanağı olan alacak davası haciz kararını veren mahkemede de açılabilir. Anılan hüküm icra dairelerinin yetkisini belirlemede de geçerlidir.
Somut olayda, alacaklı vekili tarafından icra takibine Malatya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 27.10.2010 tarih ve 2010/274 D.İş sayılı ihtiyati haciz kararına dayanılarak, 27.10.2010 tarihinde örnek 7 takibine başlandığı, takip dayanağı olan ihtiyati haciz kararının kaldırıldığı iddia edilmediği gibi bu konuda sunulmuş belge de bulunmamaktadır.Yine takip tarihi itibariyle yürürlükte olan HUMK'nun 22. maddesi gereğince alacaklının, yetki sözleşmesi ile belirlenen Malatya İcra Dairesinde icra takibi başlatmasında yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Bu durumda, mahkemece borçluların yetkiye itirazlarının kaldırılarak diğer itiraz sebepleri incelendikten sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2012/30157, K. 2013/5714, 25 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama