KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2012/30672 E., 2013/5671 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Ordu İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 10/10/2012
- Numarası
- 2011/132-2012/302
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından bonolara dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı keşideci borçlunun dayanak bonolardaki imzanın kendisine ait olmadığını belirterek takibin durdurulması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, imza itirazının kabulü ile alacaklı aleyhine tazminata ve para cezasına hükmedildiği anlaşılmaktadır.
İİK'nun 170/4. maddesinde; icra mahkemesince imzaya itirazın kabulüne karar verilmesi halinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde, alacaklının takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminatla sorumlu tutulacağı ve alacağın %10'u oranında para cezasına mahkum edileceği hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda, icra takibinin dayanağı olan bonoların lehtarının Y. S. C. olup, takip alacaklısının, lehtarın cirosu ile yetkili hamil olduğu ve alacaklı tarafından keşideci borçlu hakkında takip yapıldığı görülmektedir. Dayanak bonoların keşidecisi olan borçlu ile alacaklı arasında doğrudan bir ilişki bulunduğu somut şekilde belirlenemediğinden, alacaklının, borçlunun imzasının sıhhatini bilebilecek durumda olduğunun kabulü mümkün değildir.
Borçlu tarafından, alacaklının senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu da ispatlanamadığına göre, mahkemece alacaklının tazminat ve para cezası ile sorumlu tutulması isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2012/30672, K. 2013/5671, 25 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama