KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2012/3290 E., 2012/20373 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Antalya 5. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 03/11/2011
- Numarası
- 2011/573-2011/1031
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından nafaka alacağına dayalı olarak başlatılan ilamlı takibe karşı borçlunun, takibe konu yabancı mahkeme kararında nafakanın, bazı şartlara göre verildiğini ve süreyle sınırlandığını, doğmuş nafaka alacağının da on yıllık zamanaşımına uğradığını belirterek icranın geri bırakılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, takip konusu nafaka alacaklarının muaccel olduğu tarihten takip tarihine kadar on yıldan fazla süre geçtiğinden bahisle icranın geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
BK'nun 135/2.maddesi hükmüne göre, alacak, bir hüküm ile sabit olmuşsa zamanaşımı süresi on yıldır. Nafakaya ilişkin ilamlar, bir borcun veya bir hakkın varlığını belirten ilamlar gibi olmayıp, nafaka alacağı zaman geçtikçe borçlu zimmetinde tahakkuk edeceğinden, takip gününden geriye doğru on yıldan önce işlemiş olan nafaka alacağının zamanaşımına uğradığının kabulü gerekir.
Buna göre mahkemece, takip tarihinden geriye doğru on yıllık nafakanın istenebileceği gözetilerek takip talebi ve icra emrinde, nafakanın talep edildiği döneme ait tarihler de dikkate alınarak ve borçlunun ödeme iddiası da değerlendirilmek suretiyle yukarıda açıklanan kural gereğince inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Öte yandan HMK’nun 297. maddesinin (1). fıkrası gereği hükümde “Türk Milleti Adına” ibaresi ile “gerekçeli kararın yazıldığı tarihin” yer alması zorunlu olup, kanunun bu emredici hükmüne aykırı davranılması da doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2012/3290, K. 2012/20373, 13 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama