KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2012/4001 E., 2012/20695 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 16. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 18/10/2011
- Numarası
- 2011/364-2011/1039
Karar Metni
328 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından, borçlu hakkında Beykoz Aile Mahkemesi'nin tedbir nafakasına ilişkin ara kararı ile hükmedilen nafaka alacağından dolayı ilamlı takibe başlandığı, borçlu tarafından borca ve fer'ilerine yönelik şikayette bulunulduğu görülmektedir.
Takip borçlusunun, müşterek çocuğun okul taksidi olduğu anlaşılan 15.02.2011 ve 15.03.2011 tarihli ödeme dekontları ile site aidatı ve su parasına ait olduğu anlaşılan havale makbuzu sunduğu anlaşılmaktadır.
Dairemizin önceki uygulamalarında, sunulan ödeme belgelerinin geçerli olabilmesi için açıkça nafaka borcuna atfen yapıldığının yazılı olması gerektiği koşulu aranırken, içtihat değişikliğine gidilerek, ödemelerin belirli kıstaslar dahilinde yapılması halinde, nafaka borcundan mahsubu gerekeceği ilkesi benimsenmeye başlanmıştır.
Buna göre yapılan ödemelerde hükmolunan aylık nafaka miktarı ve bu miktarın katları şeklinde ödemeler görünüyor ise, ödeme belgelerinde nafaka borcuna ilişkin olduğuna dair atıf olmasa dahi bu ödemelerin de nafaka borcundan mahsubunun hakkaniyet kurallarına uygun düşeceğinin kabulü gerekir. Zira işleyen nafaka borcu bulunan bir borçlunun yaptığı ödemelerin bu borç dışında ahlaki bir ödeme olduğunu kabul etmek hak kaybına neden olacaktır.
Aksi düşünce, aşırı şekilcilik olup, hak zayiine ve mükerrer ödemelere neden olacağından kabulü mümkün değildir.
Bu açıklamaların ışığında somut olaya bakıldığında, ödemelerin tamamının belirtilen kıstaslara uygun düşmediği görülmekle, mahkemece, nafaka borcu için ödendiği açıklamasını içermeyen, aylık nafaka miktarı ve bu miktarın katları şeklinde de olmayan, müşterek çocuğun okul taksitleri olduğu anlaşılan ve takibin kesinleşmesinden önceki dönemde yapılan ödemelerin ahlaki ödeme olarak kabulü ile nafaka borcundan mahsup edilmemesi ve şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2012/4001, K. 2012/20695, 14 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama