KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2012/427 E., 2012/16974 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Kahramanmaraş İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 02/11/2011
- Numarası
- 2011/509-2011/902
Karar Metni
352 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlu aleyhine yapılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takibin kesinleşmesi sonucu, D.mah. 484 a. 2 p.nolu taşınmaz ile ilgili yapılan kıymet takdiri neticesinde taşınmazın 1.satışının 16.08.2011, 2.satışının ise 26.08.2011 tarihinde yapılması kararlaştırılmıştır. Henüz daha ihale yapılmadan borçlu, icra mahkemesine yaptığı 15.08.2011 tarihli başvurusu ile satış ilanında belirtilen taşınmazın niteliğinde esaslı hataya düşüldüğünü, bu nedenle yapılacak olan ihalenin usulsüz olacağından feshini talep etmiştir.
6100 Sayılı HMK'nın 33. (HUMK'un 76.) maddesi uyarınca hukuki tavsif hakime ait olup, şikayet tarihi itibariyle henüz yapılmış bir ihale bulunmadığından ve mevcut olmayan bir ihalenin feshi istenemeyeceğinden, mahkemece başvurunun ihalenin feshi istemi olarak vasıflandırılması doğru değildir. Somut olayda, satış dosyasında satış ilanının borçluya 14.08.2011 tarihinde tebliği üzerine borçlu, icra mahkemesine yapmış olduğu 15.08.2011 tarihli başvurusunda her ne kadar ihalenin feshini talep etmiş ise de istemin, satış kararının iptali olarak değerlendirilmesi gerekir.
Bu durumda mahkemece, taşınmaz satış ilanının, itiraz edilmeden kesinleşen kıymet takdirine uygun olarak hazırlandığı ve borçlunun taşınmaz vasfının hatalı olarak tespit edildiği iddiasıyla ihalenin feshini talep edemeyeceği nazara alınarak, istemin reddine karar verilmesi gerekirken, şikayet tarihi itibariyle taşınmazın ihalesi yapılmadığı halde ihale yapılmış gibi değerlendirilip İİK.nun 134.maddesi kapsamında sonuca gidilerek şikayetin reddi ile borçlu aleyhine ihale bedelinin %10'u oranında para cezası verilmesi doğru olmayıp, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekirse de, sonuçta ret kararı doğru olduğundan ve para cezasına ilişkin yanlışlığın giderilmesi ise yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2012/427, K. 2012/16974, 15 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama