KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2012/4674 E., 2012/20023 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Silivri 1. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 11/01/2012
- Numarası
- 2009/206-2012/9
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emrinin borçlu 'e tebliği üzerine adı geçen borçlunun süresinde imzaya itiraz ettiği, borçlunun tatbika medar imzaları toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırıldığı ve 03.112011 tarihli bilirkişi raporu sonucuna göre itirazın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Takibe konu edilen 05.01.2009 keşide tarihli bononun incelenmesinde keşidecisinin , aval verenin davacı olduğu, senedin ön yüzünde “İmza” ibarelerinin altında ayrı ayrı atılmış iki adet imza olduğu, ancak bu imzaların hangisinin keşideciye hangisinin aval verene ait olduğunu gösterir bir ibarenin olmadığı görülmektedir.
Hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunun incelenmesinde ise, “inceleme konusu senette tarafımızca kırmızı renkli kalemle işaretlenmiş basit tersimli karşılaştırma imzaları arasında...” denilmek suretiyle senet üzerindeki imzalardan yalnızca bir tanesinin incelemeye esas alındığı anlaşılmıştır.
O halde mahkemece, senet üzerindeki imzaların hangisinin davacıya ait olduğuna dair bir belirleme olmadığından, incelemeye esas alınmayan senet üzerindeki diğer imza ile ilgili de usulüne uygun bilirkişi raporu alınarak oluşacak sonuca göre karar vermek gerekirken, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporu esas alınarak hüküm tesisi isabetsizdir.
Öte yandan, hükmün verildiği tarihte yürürlükte bulunan HMK’nun 297. maddesinin (1). fıkrasının (e) bendi gereğince hükümde “gerekçeli kararın yazıldığı tarihin” yer alması zorunlu olup, kanunun bu emredici hükmüne aykırı davranılması da doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2012/4674, K. 2012/20023, 11 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama