KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2012/5389 E., 2012/19170 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Nazilli İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 27/12/2011
- Numarası
- 2011/196-2011/352
Karar Metni
408 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
İ.İ.K. nun 134/2.maddesinde ihalenin feshini isteyebilecek ilgililer sınırlı olarak sayılmıştır. Bunlar; satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenlerdir. Öte yandan aynı maddeye göre; “Talebin reddine karar verilmesi halinde icra mahkemesi davacıyı feshi istenilen ihale bedelinin yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder. Ancak işin esasına girilmemesi nedeniyle talebin reddi halinde para cezasına hükmolunamaz.”
Somut olayda fesih talebinde bulunan şikayetçi, takip dosyasında alacaklı-borçlu ve tapu sicilinde ilgili olmadığı gibi, pey sürmek suretiyle ihaleye de iştirak etmemiştir. Bu nedenlerle ihalenin feshi davası açmasına yasal imkan yoktur. Mahkemece, istemin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddedilerek şikâyetçi aleyhine para cezasına hükmedilmemesi gerekirken, işin esasının incelenerek şikayetçinin %10 para cezası ile mahkumiyetine karar verilmesi isabetsizdir.
Öte yandan dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 1086 Sayılı HUMK’nun 421. maddesi gereğince “Kötü niyetli davalı veya hiçbir hakkı olmadığı halde dava açan taraf, yargılama giderlerinden başka, diğer tarafın vekiliyle aralarında kararlaştırılan vekâlet ücretinin tamamı veya bir kısmını ödemeye mahkum edilebilir.
Vekâlet ücretinin miktarı hakkında uyuşmazlık çıkması veya mahkemece miktarın fahiş bulunması halinde, bu miktar doğrudan mahkemece takdir olunur." Aynı kanunun 422.maddesine göre ise "Kötü niyet sahibi davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan tarafa ayrıca mahkemece beş yüz Türk Lirasından beş bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.
Bu hâllere vekil sebebiyet vermiş ise, idarî para cezası vekil hakkında uygulanır.” Aynı düzenlemeye 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK’nun 329. maddesinde de yer verilmiştir.
Şikayetçi vekili, temyiz dilekçesinde davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenerek müvekkili aleyhine % 10 para cezasına hükmedilmesini temyize konu etmiş ve kararın sadece bu yönden bozulmasını istemiş olup, temyiz dilekçesi içeriği nazara alındığında, mahkemece, davacının hiçbir hakkı olmadığı halde kötü niyetle dava açıp açmadığının, davanın açıldığı tarih olan 20.06.2011 tarihi itibariylle uygulanması gereken HUMK’nun 422. maddesi gereğince değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu hususun gözardı edilmesi de doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2012/5389, K. 2012/19170, 5 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama