KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2012/7813 E., 2012/26300 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 7. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 30/12/2011
- Numarası
- 2011/2085-2011/2564
Karar Metni
239 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimitarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından, bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçlular vekilinin, alacaklı ve borçlu sıfatının birleşmesi nedeniyle dayanak senedin kambiyo vasfını kaybettiğini belirterek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu görülmektedir.
Başvuru bu hali ile İİK.nun 170/a.maddesine dayalı dayanak senedin kambiyo vasfını taşımadığına ve alacaklının, kambiyo hukuku mucibince takip hakkının bulunmadığına yönelik bir şikayet olup, borçlu tarafından İİK.nun 168/3.maddesi uyarınca ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş günlük yasal süre içerisinde icra mahkemesine sunulmuştur.
Somut olayda dayanak senedin lehtar kısmında: "E.A.E. Ö.e" ibaresi yazılı olup, keşideci borçlu E.A.'ın ismi de lehtar olarak belirtildiğinden alacaklı ve borçlu sıfatının birleştiği görülmektedir.
TTK.nun 690.maddesi 585.maddesine atıf yapmadığından, bir kimse poliçelerde olduğu gibi kendi emrine bono tanzim edemez. Diğer bir anlatımla bonoyu tanzim eden, kendisini lehtar gösterek bono düzenleyemez.
O halde mahkemece şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2012/7813, K. 2012/26300, 13 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama