KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2012/813 E., 2012/19310 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Söke İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 31/10/2011
- Numarası
- 2010/425-2011/333
Karar Metni
259 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
HUMK.nun 91. maddesinde (6100 Sayılı HMK'nun 307) feragatın, iki taraftan birinin netice-i talebinden (talep sonucundan) kısmen veya tamamen vazgeçmiş olması şeklinde belirtilmiş olduğu, aynı kanunun 93. maddesinde (6100 Sayılı HMK'nun 309.) feragat ve kabul beyanının dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği, yine aynı kanunun 95/1. maddesinde ise (6100 Sayılı HMK'nun 311) feragatın kat'i (kesin) bir hükmün hukuki neticelerini hasıl edeceği hükme bağlanmıştır.
Somut olayda borçlu, 24.12.2010 tarihinde icra mahkemesine başvurusundan sonra, 22.03.2011 tarihinde adresinde yapılan haciz işlemi sırasında söz alarak özetle; "Borcu kabul ediyorum, dosya borcuna bir itirazım yoktur, tebligatı alan öy muhtarlığının resmi bekçisi olup tebligatı bana kahvede verdi. Mahkemede açtığım gecikmiş itiraz davasından feragat ediyorum, bunu mahkemeye bildireceğim" şeklinde beyanda bulunmuşsa da, feragata ilişkin bu beyanını duruşmada kabul etmemiştir. Ayrıca feragat hususunda herhangi bir dilekçe vermediği gibi, yargılama sırasında sözlü olarak da bu yönde beyanda bulunmadığı görülmektedir. Bu durumda mahkemece, borçlunun geçerli bir feragatının bulunmaması nedeniyle işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde şikayetin feragat nedeniyle reddi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2012/813, K. 2012/19310, 5 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama