KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2012/861 E., 2012/21261 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 19/10/2011
- Numarası
- 2009/1586-2011/1223
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK. nun 170/4.maddesinde; icra mahkemesince imzaya itirazın kabulüne karar verilmesi halinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde, alacaklının takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminatla sorumlu tutulacağı ve alacağın %10'u oranında para cezasına mahkum edileceği hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda, icra takibinin dayanağı çek, hamiline düzenlenmiş olup, çekin ilk cirantası olan alacaklı ,,,,,,e ,ş ,e,.Ş. tarafından, keşideci borçlu hakkında takip yapıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda hamiline düzenlenmiş çekin ilk cirantası ile imzaya itirazı kabul edilen çek keşidecisi arasında doğrudan bir ilişki bulunduğu somut olarak belirlenemediğinden, ilk ciranta olan alacaklının, imzanın keşideci borçluya ait olup olmadığını bilebilecek durumda olduğunun kabulü mümkün değildir. Borçlu tarafından, alacaklının senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu da kanıtlanamadığına göre, mahkemece alacaklının tazminat ve para cezası ile sorumlu tutulması isabetsizdir.
Öte yandan borçlu yargılama aşamasında kendisini vekil ile temsil ettirmediği halde lehine vekalet ücreti taktir edilmesi de doğru değildir.
Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle bozulması gerekir ise de anılan yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2012/861, K. 2012/21261, 19 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama