KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2012/9886 E., 2012/27286 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Ankara 10. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 05/01/2012
- Numarası
- 2011/1008-2012/11
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/563 D. İş esas 2011/563 D. iş karar sayılı ve 02.12.2011 tarihli ihtiyati haciz kararı ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, borçluya örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu vekilinin yasal sürede icra mahkemesine başvurarak, icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz ettiği anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, 6100 Sayılı HMK.nda, 1086 Sayılı HUMK.nun 12. maddesindeki ihtiyati haciz kararı veren mahkemenin bulunduğu yer mahkemelerinin yetkili olacağını belirten düzenlemeye yer verilmediğinden, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nden alınan ihtiyati haciz kararının, icra dairesinin yetkisinin belirlenmesinde bir etkisinin kalmadığı belirtilerek, takibin başlangıç tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK.nun 6/1. maddesindeki genel yetki kuralı gereğince borçlunun yerleşim yeri yada çekin keşide yeri olan Fatsa İcra Dairelerinin yetkili olduğuna karar verilmiştir.
Somut olayda, özel hüküm olması sebebiyle uygulanması gereken İİK.nun 261. maddesindeki "Alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden kararın infazını istemeye mecburdur. Aksi halde ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar" şeklindeki düzenlemeye uygun olarak, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nden alınan ihtiyati haciz kararının aynı yer icra müdürlüğünde infaza konulmasında ve dolayısıyla takibe başlanmasında yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece yetki itirazının reddi ile borçlunun sair itirazlarının incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2012/9886, K. 2012/27286, 20 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama