KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2013/12284 E., 2013/20899 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2013
- Mahkemesi
- Kilis İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 28/01/2013
- Numarası
- 2012/12-2013/12
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine mahsus takipte borçlunun imzaya itiraz ederek, dayanak bonoda tanzim yeri ve tarihinin bulunmadığını, zamanaşımının gerçekleştiğini, istenen faiz oranına itiraz ettiğini,ödeme emri ile birlikte takip dayanağı senedin gönderilmediğini belirterek takibin iptalini talep ettiği mahkemece sadece imza itirazı incelenerek istemin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Borçlu, mahkemeye başvurusunda imza itirazının yanında diğer itiraz ve şikayetlerini de ileri sürdüğüne göre, mahkemece borçlunun dayanak bonoda tanzim yeri ve tarihinin bulunmadığına, zamanaşımının gerçekleştiğine, faiz oranına, ödeme emri ile birlikte takip dayanağı senedin gönderilmediğine ilişkin şikayet ve itirazları hakkında da değerlendirme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bu hususlarda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi isabetsizdir.
Kabule göre de; İİK.nun 170/3. maddesinde; “İnkar edilen imzanın borçluya ait olduğu anlaşılırsa ve itiraz ile birlikte takip ikinci fıkraya göre durdurulmuşsa, borçlu sözü edilen senede dayanan takip konusu alacağın yüzde kırkından aşağı olmamak üzere inkar tazminatına ve takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkum edilir ve itiraz reddedilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda, icra mahkemesince, yargılama sırasında takip durdurulmadığından borçlunun tazminat ve para cezasıyla sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2013/12284, K. 2013/20899, 4 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama