KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2013/14870 E., 2013/24067 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2013
- Esas no
- 2013/14870
- Karar no
- 2013/24067
Karar Metni
344 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK.nun 170/3. maddesine göre, icra mahkemesi, 68/a maddesinin 4. fıkrasına göre yapacağı inceleme sonunda inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirirse itirazın kabulüne karar verir.
İnkar edilen imzanın borçluya ait olduğu anlaşılırsa ve itiraz ile birlikte takip İİK.nun 170/2. fıkrasına göre durdurulmuşsa, borçlu sözü edilen senede dayanan takip konusu alacağın %40'ından aşağı olmamak üzere inkar tazminatına ve %10'u oranında para cezasına mahkum edilir ve itiraz reddedilir.
Aynı maddenin dördüncü fıkrasında ise, “….icra mahkemesince itirazın kabulüne karar verilmesi halinde senedi takibe koymada kötü niyeti ve ağır kusuru bulunduğu takdirde alacaklıyı senede dayanan takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın %10’u oranında para cezasına mahkum eder.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe karşı borçlunun, dayanak senetlerdeki imzanın kendisine ait olmadığı gerekçesiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, bilirkişi incelemesi yapılmaksızın imzaya itirazın kabulüne karar verildiği görülmektedir.
Yukarıda açıklanan madde hükmünde, İİK.nun 68/a maddesi 4. fıkrasına göre yapılacak bir imza incelemesi neticesinde tarafların tazminatla sorumlu tutulacakları düzenlendiğinden ve mahkemece herhangi bir imza incelemesi yapılmaksızın sonuca gidildiği anlaşıldığından alacaklının inkar tazminatı ve para cezasıyla sorumlu tutulması isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2013/14870, K. 2013/24067, 27 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama