KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2013/18882 E., 2013/27907 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2013
- Mahkemesi
- İstanbul 17. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 15/03/2013
- Numarası
- 2010/991-2013/178
Karar Metni
370 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, borçlunun ise, tebligattan 04.08.2010 tarihinde haberdar olduğunu iddia ederek usulsüz tebligat şikayeti ile birlikte imzaya ve borca itirazlarını ileri sürerek icra mahkemesine başvurduğu anlaşılmıştır.
İcra mahkemesince kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile yapılan takipte öncelikle itirazın İİK.nun 168/5.maddesinde belirtilen yasal 5 günlük süre içinde yapılıp yapılmadığının tetkiki zorunludur. Borçlu tarafından ödeme emri tebligatının usulsüzlüğünün ileri sürülmesi halinde icra mahkemesince bu husustaki şikayet değerlendirilip itirazların süresinde olduğunun tespiti halinde borca itirazların İİK'nun 168/5, 168.maddeleri, imzaya itirazların İİK'nun 168/4, 170. maddeleri uyarınca ödeme emri tebliğinden itibaren 5 gün içerisinde icra mahkemesine bildirilmesi zorunludur.
Somut olayda tebliğ işleminin usulsüzlüğü ile birlikte borca ve imzaya itirazlar da ileri sürüldüğü, mahkemece usulsüz tebligat şikayetinin kabulü ile muttali olunan tarihin 04.08.2010 olarak düzeltilmesine karar verildiği borçlunun ise itirazlarını 10.08.2010 tarihinde yaptığı görülmüştür.
Bu durumda borçlunun imzaya ve borca itirazlarını süresinde icra mahkemesine bildirmemiş olduğundan mahkemece borçlunun itirazlarının süre aşımı nedeni ile reddi gerekirken imza itirazı ile ilgili bilirkişi incelemesi yaptırılarak işin esasına girilip yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz ise de sonuçta itiraz reddedildiğinden sonucu itibariyle karar doğrudur. Ancak istemin süre aşımı nedeni ile reddi gerektiğinden borçlu aleyhine tazminat ve para cezasına hükmolunamaz. Bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından sonucu doğru kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2013/18882, K. 2013/27907, 10 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama