KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2013/18900 E., 2013/28360 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2013
- Mahkemesi
- İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 30/04/2013
- Numarası
- 2013/244-2013/423
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlu hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takip üzerine borçlu tarafından yasal sürede icra mahkemesine başvurulduğu ve dayanak çekin keşide yerinin Adana olduğu, ikametgahının ise Silifke olduğu belirtilerek takibin bunlardan birinde başlatılması gerektiği belirtilerek yetki itirazında bulunulduğu, bununla birlikte borca da itiraz edildiği, mahkemece borçlunun ikametgahının Silifke olduğu gerekçesiyle yetki itirazının kabul edilerek İstanbul İcra Dairelerinin yetkisizliğine karar verildiği görülmektedir.
İİK'nun 50/ı. maddesi göndermesiyle icra takiplerinde de uygulanması gereken HMK.nun 19/2. maddesi uyarınca birden fazla yetkili icra dairesi varsa, borçlu yetki itirazında seçtiği icra dairesini bildirmelidir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. HGK.nun 22.09.1976 gün ve 10/1957-2554 sayılı ve 25.12.1987 tarih ve 1987/506-1103 sayılı kararlarında da benimsendiği gibi, anılan hükümde yetki itirazında bulunana birden fazla yetkili mahkemeyi (icra dairesini) gösterme olanağı yasaklanmamıştır. Yetkili olmaları koşulu ile birden çok yetkili mahkeme (icra dairesi) belirtilmiş olsa dahi, yetkili yeri bildirme yükümlülüğü yerine getirilmiş olur. Ancak, borçlu bu yerlerden birini tercih etmelidir.
Somut olayda, icra takibinin İstanbul İcra Müdürlüğü'nde başlatıldığı, yasal sürede borçlunun icra mahkemesine başvurarak takipte Silifke ve Adana İcra Daireleri'nin yetkili olduğunu bildirdiği, bunun yanısıra ayrıca borca da itiraz ettiği görülmektedir. Borçlu yetki itirazında takipte yetkili icra dairelerini göstermiş ise de bunlardan seçtiği icra dairesini bildirmediğinden ortada geçerli bir yetki itirazının varlığından söz edilemez.
O halde mahkemece, yetki itirazının reddiyle borçlunun diğer itirazlarının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2013/18900, K. 2013/28360, 12 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama