KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2013/21203 E., 2013/31178 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2013
- Mahkemesi
- İzmir 4. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 03/12/2012
- Numarası
- 2011/738-2012/713
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
İcra kefaletinin şekli hakkında İcra ve İflas Kanunu'nda özel bir hüküm bulunmadığından, 6098 Sayılı TBK.nun 581 ve takip eden maddeleri hükümleri gözetildiğinde, icra kefaletinin yazılı şekilde olması, kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihinin belirtilmesi ve kefalet taahhüdünün altında kefilin imzasının bulunması yeterlidir.
İİK’nun 38. maddesi gereğince icra dairesindeki kefaletler, ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabidir. Üçüncü kişilerin icra dairesi önünde takip borçlusunun borcuna kısmen veya tamamen kefil olmaları, diğer bir ifade ile borcun ödenmesini kısmen veya tamamen üstlenmeleri halinde icra kefaleti doğar. Kefaletin geçerli olabilmesi için, kefilin beyanının icra tutanağına geçirilmesi ve tutanağın altının imzalanması gerekir (İİK.m.8). Ayrıca kefilin kefil olduğu miktarın belirli olması (borcun tamamı veya kefalet kısmi ise kısmen kefil olunan miktar) ve kefaletin herhangi bir koşula bağlı olmaması gerekir. Maddede de açıkça belirtildiği gibi buradaki kefalet müteselsil kefalettir.
Somut olayda, borçlu hakkındaki takip kesinleştikten sonra, 07.12,2009 tarihli haciz sırasında, şikayetçilerin, icra kefili olarak borcu ödeyeceklerini beyan ettikleri, kefil olunan borç miktarının tutanakta belirtildiği, kefaletin herhangi bir şarta bağlı tutulmadığı, tutanak altında kefillerin imzalarının alındığı görülmektedir.
O halde mahkemece şikayetin reddi gerekirken, kabulü ile icra kefillik işleminin usulsüz olduğunun tespitine karar verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2013/21203, K. 2013/31178, 3 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama