KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2013/21556 E., 2013/30862 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2013
- Mahkemesi
- İstanbul Anadolu 11. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 08/03/2013
- Numarası
- 2012/1055-2013/181
Karar Metni
437 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlunun takipten önceki ödemeleri nedeni ile yaptığı borca itiraz karşısında mahkemece verilen ilk kararda “davanın kabulüne”şeklinde hüküm kurulmakla alacaklının temyizi üzerine dairemizin 01.11.2012 tarih ve 2012712870 esas 2012/31257 karar sayılı ilamı ile mahkeme kararının hüküm kısmının şüphe ve tereddüde yer vermeyecek biçimde açık olmadığı ve infaz kabiliyeti bulunmadığı belirtilerek HMK nın 297/2 maddesi uyarınca bozulmasına karar verilmekle yeniden yapılan yargılama sonucu yerel mahkemece bu kez takibin 30.330 TL asıl alacak üzerinden iptaline ve iptal edilen asıl alacak miktarının %20 si miktarında kötüniyet tazminatının alacaklıdan alınarak borçluya verilmesine şeklinde karar verilmiştir.
1086 Sayılı H.U.M.K.’nda gerekse de 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)’nda “usuli kazanılmış hak” kavramına dair açık bir düzenleme yer almamaktadır. Bu kurum, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş; öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir...
Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada, ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir (YHGK`nun 03.03.2004 gün ve 2004/18-140 E.,2004/135 K. Ve 20.1.2004 gün ve 2004/1-46 E.,2004/6 K.)(YHGK 07.03.2012 gün ve 2011/19-799E.,2012/128K.)
Buna göre mahkemenin davanın kabulüne yönelik ilk kararı aleyhine olan alacaklı yanca temyiz edilmekle, borçlu yönünden kesinleşmiştir.O halde yerel mahkemece verilen ilk kararda alacaklı yan aleyhine kurulmayan icra inkar tazminatı hükmünün bozmadan sonraki hükümde yer alması alacaklının usuli kazanılmış hakkının ihlali olup kararın bu nedenle bozulması gerekse de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2013/21556, K. 2013/30862, 1 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama