KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2013/21689 E., 2013/30914 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2013
- Mahkemesi
- İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 23/05/2013
- Numarası
- 2012/494-2013/495
Karar Metni
248 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan icra takibinde borçlu vekili, icra mahkemesine sunduğu itiraz dilekçesinde; senetteki imzanın keşideci D.Y.-M.A'a vekaleten atıldığını, şahsen sorumlu olmadığını belirtmiştir.
Kadıköy 18. Noterliği'nce tanzim olunan 24.8.2009 tarihli vekaletname ile keşideci M. A. tarafından, borçlu D.A.'a çek ve senet keşide etme yetkisini de kapsayan yetki verilmiştir. Bu vekalete azilname ile son verilmediğinden, iyiniyetli üçüncü kişiler açısından senedin imzalandığı 21.07.2011 tarihinde vekaletin sürdüğünün kabulü zorunludur.
Borçlar Kanunu'nun 388. maddesine (6098 Sayılı TBK'nun 504. maddesi) göre, borçlunun, kendisini temsilen vekiline kambiyo taahhüdünde bulunma yetkisi verdiğinin anlaşılması halinde, vekil tarafından imzalanan çekler ve senetler yönünden borçlu asıl sorumlu olur.
O halde keşideci tarafından Borçlar Kanunu'nun 388. maddesi kapsamında vekil olarak tayin edilen D.A.'ın D.Y.-M.A kaşesi üzerine attığı tek imzanın, keşideci M.A.'a vekaleten atıldığı ve borçtan şahsen sorumlu olmadığı anlaşıldığından, mahkemece borçlunun itirazının kabulü gerekirken yazılı şekilde reddi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2013/21689, K. 2013/30914, 1 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama