KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2013/21766 E., 2013/30888 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Ankara 2. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 09/05/2013
- Numarası
- 2012/942-2013/318
Karar Metni
268 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Türk Borçlar Kanunu'nun 583. maddesinin birinci fıkrasına göre; "Kefalet sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısı ile belirtmesi şarttır. "
İİK'nun 38. maddesinde ilam mahiyetini haiz belgeler arasında sayılmış olan icra kefaleti, bu maddenin son fıkrasına göre müteselsil kefalet hükmündedir. Dolayısıyla Türk Borçlar Kanunu'nun 583. maddesi hükmü icra kefaletleri için de geçerlik şartıdır.
Somut olayda TBK'nun yürürlüğünden sonra 06.10.2012 tarihinde Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün 2012/11880 sayılı dosyasından yapılan hacizde şikayetçi , dosya borcu olan 51.486,67 TL (masrafsız)'si yönünden icra kefili olmuş ve tutanağın altını imzalamış ise de, icra kefaleti yükümlülüğü altına girdiğini kendi el yazısı ile belirtmediği, icra memurunca tanzim edilen tutanağın altını imzaladığı anlaşıldığından bu icra kefaleti geçersizdir.
O halde mahkemece icra kefaletinin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2013/21766, K. 2013/30888, 1 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama