KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2013/22401 E., 2013/31215 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Alaçam İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 30/05/2013
- Numarası
- 2013/7-2013/17
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlu hakkında genel haciz yoluyla başlatılan takipte, borçlu mahkemeye başvurarak ödeme emrinin oğlu tarafından kendisine verilmediğini belirteerk takibe itiraz ettiği, mahkemece gecikmiş itirazın süresinde yapılmaması sebebiyle talebin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Borçlunun dilekçesinde; gecikmiş itirazdan söz etmesi sonuca etkili değildir. Zira, HMK.nun 33. maddesi (HUMK.nun 76. maddesi) gereğince, hukuki sebebin ve uygulanacak yasa maddesinin tesbiti hakimin görevine giren bir konudur (HGK.5.6.1991-1991/12-258 E-344 K.).
Tebligat Kanunu'nun 39. maddesinde; "Bu kanun hükümlerine göre kendilerine tebliğ yapılması caiz olan kimselerin o davada hasım olarak alakaları varsa muhatap namına kendilerine tebliğ yapılamaz." denilmiştir.
Somut olayda şikayetçi borçlu adına gönderilen ödeme emrine ilişkin tebligatın, muhatabın evde olmaması sebebiyle aynı çatı altında birlikte sakin, oğlu Ö.Ş. imzasına tebliğ edildiği, ancak Ö.Ş., icra takibinin diğer borçlusu olduğu, dava sırasında borçlununun oğlu ve takip alacaklısı olan kızıyla arasında husumet olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır.
7201 Sayılı Kanunun 32. maddesine göre tebligatın usulsüz olması halinde muhatabı tebliğden haberdar olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih tebliğ tarihi olarak kabul edilir.Muhatap tebliğden 08.04.2013 tarihinde haberdar olduğunu beyan edip yasal süre içinde 15.04.2013 tarihinde mahkemeye usulsüz tebligat şikayetiyle başvuruda bulunmuştur.
Yukarıdaki nedenlerle; mahkemece, şikayetçinin, oğluyla arasındaki husumet olduğuna dair iddiasını araştırmak ve böyle bir olgunun varlığı halinde ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğuna ilişkin şikayetin kabul edilerek 7201 Sayılı Kanunun 32. maddesi gereğince tebliğ tarihinin şikayet tarihi olarak düzeltilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2013/22401, K. 2013/31215, 3 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama