KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2013/24257 E., 2013/34189 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2013
- Mahkemesi
- Bodrum İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 18/04/2013
- Numarası
- 2012/539-2013/359
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından başlatılan çeke dayalı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibinde borçlu icra mahkemesine başvurarak, icra dosyasının takibin kesinleşmesinden sonra 19.4.2010 ile 10.5.2012 tarihleri arasında işlemsiz bırakıldığını ileri sürerek icranın durdurulmasını istemiş, mahkemece, alacaklının takip iradesini sürekli olarak canlı tuttuğu gerekçesi ile zamanaşımı dolmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
6273 Sayılı Kanun'un 7.maddesi ile 6762 Sayılı TTK'nun 726.maddesinde yapılan değişiklikle çeklerde 6 ay olan zamanaşımı süresi 3 yıla çıkarılmıştır. Değişiklikle getirilen 3 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanabilmesi için, çekin ibraz süresinin bitim tarihinin yasa değişikliğinin yürürlüğe girdiği tarihten sonra olması gerekmektedir. Buna göre somut olayda zamanaşımı şikayetine konu olan takip konusu çekin keşide tarihi 10.01.2007 olup ibraz süresinin bitim tarihi 6273 Sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden önce olduğundan, çek 6 aylık zamanaşımı süresine tabidir.
Borçlar Kanunu’nun 133.maddesine nazaran daha özel nitelikte bulunan ve TTK.nun 730/18.maddesi gereğince çekler hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 662.maddesinde zamanaşımını kesen sebepler “dava açılması, takip talebinde bulunulması, davanın ihbar edilmesi veya alacağın iflas masasına bildirilmesi” şeklinde sınırlı olarak sayılmıştır. Ayrıca, İİK.nun 71. ve 33/a maddelerine göre de, "takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde" zamanaşımının gerçekleştiği tespit edildiği takdirde icranın geri bırakılmasına karar verilmesi zorunlu bulunmaktadır.
Takip dosyasında 07.4.2010 tarihinde yapılan haciz talebine ilişkin işlemden sonraki ilk talep 6 ay geçtikten sonra 10.5.2012 tarihinde yapılan satışın devamı talebi olup, dosyada zamanaşımını kesen bir işlem de bulunmadığından 6 aylık zamanaşımı süresi dolmuştur.
O halde, mahkemece şikayetin kabulü ile İİK'nun 72/2 ve 33/a maddeleri uyarınca icranın geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2013/24257, K. 2013/34189, 1 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama