KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2013/24409 E., 2013/33621 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Tokat İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 15/05/2013
- Numarası
- 2013/3-2013/119
Karar Metni
258 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değilse de;
Borçlu hakkında bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi yapılmış olup, borçlu süresi içinde icra mahkemesine başvurusunda, takip dayanağı senedin teminat senedi olduğunu ve senede konu borcun ödendiğini belirterek takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
TTK.nun 688.maddesinin 2.fıkrasına göre bononun, kayıtsız şartsız muayyen bir bedeli ödeme vaadi unsurunu taşıması zorunludur. Bu niteliği haiz olmayan bono, kambiyo senedi vasfında kabul edilemez.
Takibe konu bonoda alacaklının lehtar, borçlunun ise keşideci konumunda olduğu, alacaklı vekilinin 03.04.2013 tarihli dilekçesinde, borçlunun, DSİ’den olan alacağını alacaklıya temlik ettiğini ve temliknamenin geçersiz olma ihtimaline binaen aynı miktar senedin düzenlenip alacaklıya verildiğini beyan ettiği görülmüştür.
Bu durumda, dayanak belgenin T.T.K.'nun 688/2.maddesinde öngörülen kayıtsız şartsız ödeme vaadi unsurunu taşımadığı anlaşılmaktadır. Tarafların sözleşme doğrultusunda edimlerini yerine getirip getirmediğinin ve dolayısı ile alacağın tahsil edilip edilmeyeceğinin yargılamayı gerektirmesi nedeniyle İ.İ.K.nun 170/a-2.maddesi gereğince itiraz kabul edilerek takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2013/24409, K. 2013/33621, 30 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama