KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2013/25810 E., 2013/27300 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Uşak İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 23/01/2013
- Numarası
- 2012/351-2013/37
Karar Metni
245 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı ............ AŞ. vekili, bireysel kredi sözleşmesine dayalı olarak borçlu S.Y. hakkında genel haciz yoluyla icra takibi yapıldığı, adı geçene örnek 7 nolu ödeme emri tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Takip dayanağı 25.11.2010 tarihli tüketici kredisi sözleşmesinin incelenmesinde, asıl borçlunun K.Y.olup, muteriz borçlu S.Y.ise kefil olarak sözleşmeyi imzaladığı görülmüştür.
4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Yasanın 10.maddesinin 3.fıkrası "Tüketici kredisinin teminatı olarak şahsi teminat verildiği hallerde, kredi veren, asıl borçluya başvurmadan kefilden borcun ifasını isteyemez" düzenlemesini içermektedir. Bu nedenledir ki; alacaklı banka, asıl borçlu aleyhine icra takibi yapıp, takip semeresiz kalmadıkça kefilden borcun ifasını isteyemez.
Bu konudaki başvuru İİK. nun 16. maddesi kapsamında şikayet olup, anılan hüküm emredici nitelikte ve kamu düzeni ile ilgili olmakla borçlunun aynı maddenin 2.fıkrası uyarınca süreye bağlı olmaksızın icra mahkemesine başvuru hakkı vardır.
Bu durumda mahkemece şikayetin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2013/25810, K. 2013/27300, 3 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama