KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2013/25911 E., 2013/32706 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2013
- Mahkemesi
- İstanbul Anadolu 8. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 31/05/2013
- Numarası
- 2013/293-2013/320
Karar Metni
403 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi borçlu, İİK'nun 134.maddesine dayalı olarak ihalenin feshi isteminde bulunmuş, mahkemece, 30.04.2013 tarihli tensip ara kararının 13 nolu bendi ile şikayetçi vekiline, “ diğer dosya borçlusunun da taraf sıfatı ile davada yer alması gerektiğinden, davacı vekili tarafından iş bu tensip tutanağının tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içinde diğer dosya borçlusu Tunç Şengül'ün davalı olarak davaya dahil edilmesine, aksi halde davanın 6100 Sayılı HMK'nun 114., 115/2. mad. gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceğine “ ilişkin süre verildiği ve tensip zaptının 11.5.2013 tarihinde tebliğ edildiği,
ancak açıklanan tensip tutanağı ara kararı gereğinin şikayetçi vekili tarafından yerine getirilmemesi üzerine mahkemece 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-d ve 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğu sebebi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İhalenin feshine ilişkin şikayette, alacaklı, borçlu ve ihalede mahcuzu satın alan kişinin taraf olarak yer alması zorunludur. İhalenin feshi şikayet yolu ile istendiğinden ve şikayet bir dava olmadığından, ihalenin feshinde davadaki anlamda, "davacı" ve "davalı" taraf yoktur. Burada, ihalenin feshini talep eden taraf ile karşı taraf söz konusudur.
İhalenin feshi talebi bir dava olmadığından, ilgililerin tümünün karşı taraf olarak gösterilmemiş olması, ihalenin feshi talebinin reddini gerektirmez. İcra mahkemesi, diğer ilgililere de şikayet dilekçesi ve duruşma gününü tebliğ ederek onlara savunma ( görüşlerini bildirme) imkanını vermelidir. Esasen uygulama da bu şekildedir (Prf.Dr.Baki Kuru İİH.el kitabı/2004).
Bu itibarla hasmın yanlış, hatalı ya da eksik gösterilmiş olması ihalenin feshi talebinin esasının incelenmesine engel teşkil etmez. Aksi halin kabulü aşırı şekilcilik olup, hak düşürücü sürelerin geçirilmesi sonucunu doğurur ki bu da kabul edilemeyecek bir durumdur.
Açıklanan nedenlerle şikayetçi vekili tarafından şikayet dilekçesi ile birlikte gider avansı mahkeme veznesine yatırıldığından masrafın buradan karşılanmak suretiyle diğer takip borçlusuna şikayet dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilmek suretiyle İİK.nun 134.maddesi kapsamında ihalenin feshi isteminin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2013/25911, K. 2013/32706, 21 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama