KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2013/26940 E., 2013/33379 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2013
- Mahkemesi
- İstanbul 8. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 13/02/2013
- Numarası
- 2009/120-2013/62
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 13.06.2013 tarih, 13316/22306 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından, borçlu aleyhine bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatılmış, muteriz borçlu tarafından yasal süresi içinde borca itiraz edilmesinden sonra, alacaklı vekili tarafından icra takibinden feragat edildiğinden ve icra dosyası işlemden kaldırıldığından, mahkemece davanın konusu kalmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş ve borçlunun tazminat talebinin reddine karar verilmiş, Dairemizce kararın onandığı görülmüştür.
Takibe itiraz edilmesinden sonra, gerek borçlunun itirazdan vazgeçmesi ve gerekse alacaklının itirazı kabul etmesi yahut takibin şekline göre icra dairesine başvurulup takipten feragat edilmesi tazminat talebinin reddini gerektirmez. Aksinin kabulü halinde itiraz üzerine haklı olmadığını anlayan tarafın talebinden vazgeçmek suretiyle aleyhine tazminata hükmedilmesini engellemesi gibi kabulü mümkün olmayan bir durum ortaya çıkar (HGK 16.10.1996 tarih 1996/601-711; HGK.nun 21.3.2001 tarih, 2001/266 sayılı kararları).
Somut olayda; borçlu dayanak bononun kendisi tarafından düzenlenmediği sahte olduğu yönünde iddiada bulunmuştur. Her ne kadar alacaklı takipten feragat etmiş ise de, borçlu tazminat talebinde bulunduğundan, mahkemece işin esası incelenmek suretiyle borçlunun itirazında haklı olup olmadığı değerlendirilerek oluşacak sonuca göre tazminat talebi hakkında bir karar verilmesi gerekirken bu yöndeki istemin reddi isabetsiz olup, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekirken Dairemizce maddi hataya dayalı olarak onandığı anlaşıldığından Dairemiz onama kararının kaldırılarak mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2013/26940, K. 2013/33379, 24 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama