KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2013/27393 E., 2013/36094 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2013
- Mahkemesi
- Bursa 6. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 18/06/2013
- Numarası
- 2012/1368-2013/439
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Muteriz vekilinin takibe konulan çekteki imzanın müvekkili şirketin temsilcisinin eli ürünü olmadığını, müvekkilinin alacaklıya borcunun bulunmadığını iddia ederek takibin iptalini talep ettiği, mahkemece imzanın şirket yetkilisine ait olduğu diğer itirazlar da ispat edilemediği gerekçesiyle itirazların reddine karar verildiği görülmüştür.
Kambiyo senetlerine dayalı olarak başlatılan takiplerde imzaya itiraz İİK. nun 170. maddesinde düzenlenmiş olup bu maddenin üçüncü fıkrasında icra mahkemesince imza incelemesinin aynı kanunun 68/a maddesinin dördüncü fıkrasına göre yapılması gerektiği işaret edilmiştir.
HGK’nun 07.10.2009 tarih ve 2009/12-382-415 sayılı kararında da belirtildiği üzere; herhangi bir belgedeki imza ve yazının atfedildiği kişiye ait olup olmadığı hususunda yapılacak bilirkişi incelemesinin konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması,
bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının, tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması, sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf yada diğer uygun görüntü teknikleri ile de desteklenmesi şarttır.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunun, hangi ortamda, hangi cihazlarla yapıldığının ortaya konulmadığı ve dolayısıyla hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmıştır. O halde mahkemece; yukarıda belirtilen ilkelere uygun yeni bilirkişi raporu alınarak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2013/27393, K. 2013/36094, 14 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama