KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2013/27888 E., 2013/38095 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2013
- Mahkemesi
- Isparta İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 28/03/2013
- Numarası
- 2012/381-2013/202
Karar Metni
452 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Takibe konu senedin tanzim tarihi itibariyle uygulanması gereken 6762 Sayılı TTK'nun 688/6. maddesinde; bonoda tanzim yerinin yazılı olması gerektiği, aynı kanunun 689/son maddesinde ise; tanzim edildiği yer gösterilmeyen bir bononun tanzim edenin adı ve soyadı yanında yazılı olan yerde tanzim edilmiş sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Hukuk Genel Kurulu'nun 02.10.1996 gün ve 1996/12-590 sayılı kararında da benimsendiği üzere tanzim yeri olarak idari birim adının (kent, ilçe, belediye, köy gibi) yazılması zorunlu ve yeterlidir (6102 Sayılı TTK'nun 776/f, 777/3.maddeleri).
Somut olayda takip konusu senette düzenleme yeri yazılı olmadığı gibi, senedi düzenleyenin ad ve soyadı yanında da;...Mah....Sit.F Blok Daire 1 Kat 1 Isp” adresinin yer aldığı ve bu adres içinde yer alan "Isp" ibaresinin açıkça bir idari birimi ifade etmediği görülmektedir. Bu durumda takibe dayanak belgede tanzim yeri olmadığından senedin kambiyo vasfı bulunmamaktadır.
Her ne kadar mahkemece imza incelemesi yaptırılıp sonucuna göre karar verilmesi doğru değil ise de, yukarıda açıklandığı üzere senet kambiyo vasfında olmadığından İİK'nun 170/a-2.maddesi uyarınca takibin res'en iptaline karar verilmesi gerekir. Ancak sonuçta istem kabul edilip takibin durdurulmasına hükmedildiğinden ve mahkeme kararının alacaklı tarafından temyiz edilmiş olması da dikkate alınarak aleyhe bozma yasağı nedeniyle bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Öte yandan takip dayanağı bonoda düzenleme yerinin bulunmaması nedeni ile takibin iptali, İİK.nun 170/a maddesi kapsamında şikayet niteliğinde olup, anılan maddede tazminata ve para cezasına hükmedileceğine dair bir düzenleme bulunmadığından alacaklı aleyhine tazminata ve para cezasına hükmolunması isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından mahkeme kararı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2013/27888, K. 2013/38095, 2 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama