KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2013/30795 E., 2013/37267 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2013
- Mahkemesi
- Ceyhan Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 27/12/2012
- Numarası
- 2012/287-2012/740
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının bozulmasını mutazammın 25.04.2013 tarih, 10611/15634 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki davalı ihale alıcısı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
İİK'nun 134/8. maddesinde; "İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur" düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda, 64.769,00 TL muhammen bedelli 296 ada 8 parsel sayılı taşınmazın 70.000 TL'ye, 15.900,00 TL muhammen bedelli 296 ada 9 parsel sayılı taşınmazın 50.000 TL ye satıldığı ve dolayısıyla satış bedellerinin taşınmazın muhammen bedellerinin üzerinde olduğu anlaşılmaktadır. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre satış bedelinin muhammen bedelin yüzde yüzünün üstünde olması halinde zarar unsuru oluşmayacağından, ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekir. Bu durumda borçlunun ihalenin feshini istemekte hukuki yararı yoktur. Mahkemece istemin bu nedenle reddi yerine işin esasının incelenerek sonuca gidilmesi yerinde değil ise de sonuçta istem reddedildiğinden mahkeme kararı sonuç itibariyle doğru olduğundan sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Ancak İİK. nun 134. maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesine göre işin esasına girilmeden ihalenin feshi talebinin reddi halinde davacının para cezasına hükmedilemeyeceği öngörülmektedir. Bu durumda şikayetçinin ihalenin feshi istemi zarar unsuru yokluğu nedeniyle ve işin esasına girilmeden reddedileceğinden aleyhine ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekmekle beraber anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından karar düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2013/30795, K. 2013/37267, 25 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama