KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2013/31196 E., 2013/38366 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2013
- Mahkemesi
- Ayvalık İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 02/07/2013
- Numarası
- 2012/152-2013/153
Karar Metni
526 kelime·3 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından başlatılan genel haciz yoluyla takipte, borçlunun yapılan ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, şikayetin esası incelenerek reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK'nun 134/2. maddesinde "İhalenin feshini, Borçlar Kanunu'nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler, yurt içinde bir adres göstermek koşulu ile icra mahkemesinden şikayet yoluyla ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler." hükmüne yer verilmiştir.
Davacı asilin kendisini vekille temsil ettirmesi halinde dahi, anılan maddede belirtilen bu koşulun yerine getirilmesi gereklidir. Zira vekilin vekaletten çekilmesi ihtimali gerçekleştiğinde davacı asile yapılacak tebligatlar için ve işin sürüncemede kalmamasını amaçlayan "yurt içinde adres gösterme koşulu" yerine getirilmelidir.
İİK'nun 134/2. maddesindeki bu düzenlemenin hükümet gerekçesine bakıldığında "İhaleye iştirak edenlerin şikayet yoluyla ihalenin feshini isteyebilmeleri için, yurt içinde adres göstermeleri zorunluluğu getirmek suretiyle kötüniyetli isteklilerin önüne geçilmesinin amaçlandığı" belirtilmiştir.
Dairemizin değişen ve süreklilik arz eden içtihatlarına göre, yurt içinde adres gösterme koşulunun, ihalenin feshini isteyen üçüncü kişiler hakkında uygulanması gerektiği kabul edilmekte olup, takip dosyasında yurt içinde bir adresi mevcut olan alacaklı ve borçlu için anılan şart aranmamaktadır. Ancak, bu durum, takip dosyasında yurt içinde bir adresi mevcut olması ve ihalenin feshi istemine ilişkin başvuru dilekçesinde hiç adres gösterilmemesi hali içindir.
Borçlu veya alacaklı şikayet dilekçesinde, yurt dışında bir adres göstermişse, bu durum açıkça anılan maddedeki “yurt içinde adres gösterme” zorunluluğuna aykırılık teşkil edecektir.
Somut olayda, ihalenin feshini isteyen borçlunun, şikayet dilekçesinde yurt dışında bir adresi gösterdiği ve borçlu vekilinin vekaletnamesinde de aynı adresin yer aldığı görülmektedir. Öte yandan, her ne kadar icra takip dosyasında borçluya yurtiçindeki adresine satış ilanı tebliğe çıkarılmış ise de, adı geçen, icra mahkemesine başvurusunda yurt dışında ikamet ettiğini ve satış ilanı tebligatı gönderilen yurtiçi adresinin borçluya ait olmadığını ileri sürmüştür.
Bu durumda, mahkemece, İİK. nun 134/2. maddesindeki koşulu taşımayan dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken şikayetin esasının incelenerek, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz ise de, sonuçta istem reddedildiğinden karar sonucu itibari ile doğrudur. Ancak, İİK. nun 134. maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesine göre işin esasına girilmeden ihalenin feshi talebinin reddi halinde şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilemez.
Bu durumda şikayetçinin ihalenin feshi istemi dava şartı yokluğu nedeniyle ve işin esasına girilmeden reddedileceğinden aleyhine ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekmekle beraber anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2013/31196, K. 2013/38366, 3 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama