KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2013/3156 E., 2013/5870 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2013
- Mahkemesi
- İznik İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 19/06/2012
- Numarası
- 2012/7-2012/42
Karar Metni
347 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Şikayetçilerin, usulüne uygun yapılmadığını belirterek ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, talebin reddine ve para cezasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK.nun 134/2.maddesinde; "ihalenin feshini Borçlar Kanunu'nun 226.maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek sureti ile ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşulu ile icra mahkemesinde şikayet yoluyla ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler" hükmüne yer verilmiştir.
Yine aynı maddeye göre, işin esasına girilmemesi nedeniyle ihalenin feshi talebinin reddi halinde para cezasına hükmolunamaz.
Somut olayda, şikayetçi İ. H. T.'in, takipte borçlu ya da alacaklı sıfatının bulunmadığı, ihalede pey sürmediği ve tapu sicilindeki ilgili olarak da yer almadığı, buna göre, yukarıda anılan maddede sayılan kişilerden olmadığı, diğer bir ifade ile, ihalenin feshi davası açma hakkının bulunmadığı görülmekle, mahkemece, anılan şahsın isteminin dava açma hakkı bulunmaması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi ve işin esasına girilmeden dava hakkı bulunmadığından reddi nedeniyle para cezasına mahkum edilmesi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ve sonuçta ihalenin feshi istemi reddedildiğinden sonucu doğru kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2013/3156, K. 2013/5870, 26 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama