KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2013/33831 E., 2013/40640 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2013
- Mahkemesi
- Ankara 16. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 02/10/2013
- Numarası
- 2013/401-2013/589
Karar Metni
422 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine başlandığı, örnek 7 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun yasal sürede icra müdürlüğüne verdiği dilekçe ile temlik sözleşmesinden kaynaklanan edimlerini yerine getirdiğini, alacaklıya günü geçmiş bir borcunun bulunmadığını, takibe, borca, işletilen ve istenen faize, oranına itiraz ettiğini bildirmesinden sonra alacaklının icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılmasını talep ettiği anlaşılmıştır.
Borçlu, borç doğuran hukuki ilişkiyi kabul edip, itirazını ödeme olgusuna dayandırdığına göre, itirazın kaldırılması isteminin mahkemede incelenmesi sırasında alacaklının artık İİK'nun 68/1 maddesinde belirtilen bir belgesinin mevcut olup olmadığı üzerinde durulmasına gerek ve yer yoktur. Çünkü anılan maddede yazılı belgelerle ispatlanacak olan hukuki ilişki ve borçtur. Borçlu hukuki ilişki ve borcu kabul edip borcunu ödediğini ileri sürdüğüne göre, kabul edilen bir hususun ayrıca İİK'nun 68/1 maddesinde yazılı belgelerle ispatına yer olmadığı izahtan varestedir (H.G.K. 04.12.1985 tarih ve 1984/12-527 E. 984. K.).
Alacaklının temerrüt faizi isteyebilmesi için takip dayanağı belgede vadenin bulunması ya da borçlunun temerrüde düşürülmüş olması zorunludur. Nitekim 11.12.1957 tarih ve 17/29 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da adi senette vadenin olması halinde, faizin vade tarihinden itibaren istenebileceği kabul edilmiştir. (HGK. nun 22.03.2000 tarih ve 12-706/181 sayılı kararı ) Senette vade yok ise alacaklı tarafından borçlunun takip tarihinden daha evvel temerrüde düşürüldüğünün İİK. nun 68.maddesinde yazılı nitelikte bir belge ile ispatı zorunludur.
3095 sayılı Kanunun 2.maddesi uyarınca temerrüt faiz oranı, kural olarak aynı kanunun 1.maddesinde belirlenen orandır (yasal faiz). Alacaklı bu miktarın üzerinde faiz istiyor ise bu konuda sözleşme sunmalıdır. Bunun yanında aynı maddenin 2.fıkrası uyarınca sözleşme olmasa bile alacak ticari işten kaynaklanıyor ise alacaklı avans faiz oranı üzerinden temerrüt faizi isteyebilir.
Somut olayda takip dayanağı sözleşmede, ödemenin hangi tarihte yapılacağı konusunda vadeyi içerir kayıt bulunmaktadır.
Bu durumda, alacağa 3095 sayılı Kanun'un 2/1. maddesinin göndermesiyle aynı kanunun 1.maddesi uyarınca yasal faiz istenebilir.
O halde mahkemece yukarıda anılan ilkelere göre araştırma yapılarak gerektiğinde bilirkişi raporu alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2013/33831, K. 2013/40640, 19 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama