KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2013/34636 E., 2014/891 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2014
- Mahkemesi
- Bursa 5. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 24/09/2013
- Numarası
- 2013/242-2013/700
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma
. Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi . .tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte borçlunun, 15.03.2013 tarihli ibraname ile icra mahkemesine başvurarak takibin iptalini istediği mahkemece, istemin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK.nun 71/1. maddesinde; "Borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun ve fer'ilerinin itfa edildiğini yahut alacaklının kendisine bir mühlet verdiğini noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat ederse, takibin iptal veya talikini her zaman icra mahkemesinden isteyebilir" hükmü yer almaktadır.
Somut olayda, borçlu tarafından sunulan 15.03.2013 tarihli “İbraname” başlıklı belgede inceleme konusu takip dosyasından ötürü alacaklının herhangi bir alacağının kalmadığı, borçluların ibra edildiği belirtilmektedir. Alacaklı vekili tarafından 16.04.2013 tarihinde verilen cevap dilekçesi içeriğinde de sunulan ibranameye ilişkin her ne kadar ibra olgusu ve yazının içeriği kabul edilmemiş ise de, alacaklı tarafından daha önce boş kağıda imza atıldığı belirtilerek “..beyaza atılan imza davacılar tarafından kötü niyetle kullanılmış ve ibraname olarak düzenlenmiştir.” ifadelerine yer verilmiştir.
Adi yazılı belge olan ibraname altındaki imza, alacaklı tarafından açıkça inkar edilmediği gibi verilen cevap dilekçesinde de kabul edildiği görülmektedir. O halde, mahkemece, şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2013/34636, K. 2014/891, 16 Ocak 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama