KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2013/34835 E., 2014/936 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2014
- Mahkemesi
- Kayseri 2. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 19/11/2013
- Numarası
- 2013/732-2013/862
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma
. Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi. . tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
. Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı, borçlunun, imzaya itirazını ileri sürerek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, davacı tarafın imza örneklerinin alınması için duruşmada hazır bulunmadığı, bilirkişi ücretinin tensip zaptının tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde yatırılmadığı, yine imza incelemesine esas imza örneklerinin bulunduğu kurumları tensip zaptının tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin sürede bildirmediği gerekçesiyle itirazın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
. İİK'nun 170/b maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı kanunun 68/a-3.maddesinde "Tatbike medar imza mevcutsa bununla, yoksa borçluya yazdıracağı yazı ve attıracağı imza ile yapılacak mukayese ve incelemelerden veya diğer delil ve karinelerden icra mahkemesi, reddedilen imzanın borçluya aidiyetine kanaat getirirse itirazın muvakkaten kaldırılmasına karar verir. Hakim lüzum görürse oturumun bir defadan fazla talikine meydan vermeyecek surette, bilirkişi incelemesi de yaptırabilir." hükmü düzenlenmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nun 26/04/2006 tarih ve 2006/12-259 esas - 2006/231 karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere, senetteki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti, senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir.
. O halde, mahkemece, ispat yükünün alacaklıda olduğu göz önünde bulundurularak, öncelikle imzanın borçluya ait olduğu yönünde alacaklının elindeki deliller sorulup HMK'nun 324. maddesi kapsamında delil avansının yatırılması yönünde işlem yapıldıktan ve borçlunun da göstereceği deliller varsa aynı yöntemle toplandıktan sonra İİK'nun 170. maddesi uyarınca imza incelemesi yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile itirazın reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2013/34835, K. 2014/936, 16 Ocak 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama