KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2013/355 E., 2013/10555 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2013
- Mahkemesi
- Biga İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 17/10/2012
- Numarası
- 2011/20-2012/90
Karar Metni
361 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlu B.K vekili, alacaklı tarafından bonoya dayalı icra takibine konu bono altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığı gibi, senet üzerinde keşide yeri de bulunmadığından kambiyo senedi olarak nitelendirilemeyeceğini ileri sürmüştür.
Adli Tıp Kurumu 06/08/2012 tarihli raporunda inceleme konusu senetteki borçlu adına atılı imzalar ile mukayese imzalar arasında tersim, işleklik, istif, eğim, doğrultu, hız, seyir, alışkanlıklar ve kalem baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlik gösterir nitelikte yeterli bulgu saptanamadığı sonucuna varıldığının belirtildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece Adli Tıp Kurumunun raporuna göre icra takibine konu senetteki imzanın borçluya ait olmadığı anlaşıldığından imza itirazının kabulü ile takibin iptaline karar verilmiştir.
T.T.K.’nun 688/6.maddesi gereğince senette tanzim yerinin yazılı olması gereklidir. Aynı Kanunun 689/son maddesine göre ise, tanzim edildiği yer gösterilmeyen bir bononun, tanzim edenin ad ve soyadı yanında yazılı olan yerde tanzim edilmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Tanzim yeri olarak idari birim adı (Kent, İlçe, Bucak, Köy gibi) yazımı yeterli olup ayrıca adres gösterilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır.
Somut olayda takip dayanağı bonoda keşidecinin ad ve soyadı yanında senedin tanzim edildiği yerin idari birim şeklinde yazılmamış olduğu görülmektedir. Bu durumda, anılan belge kambiyo senedi niteliği taşımadığından, mahkemece bono yönünden İİK'nun 170/a maddesi uyarınca takibin iptaline karar vermek gerekirken, imza itirazının kabulü ile takibin iptali; ayrıca olayda uygulanması gereken İİK'nun 170/a maddesinde tazminat öngörülmediğinden tazminata hükmedilmesi isabetsiz olup, kararın bu sebeplerle bozulması gerekir ise de; sonuçta takip iptal edildiğinden ve tazminata ilişkin yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından; sonucu doğru kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2013/355, K. 2013/10555, 21 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama