KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2013/7553 E., 2013/16824 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 14/02/2013
- Numarası
- 2012/1024-2013/62
Karar Metni
263 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı .....A.Ş vekili tarafından 2 adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus yol ile icra takibine başlandığı, borçlunun İcra Mahkemesine başvurarak, dayanak bonolardaki imzaya ve borca itirazlarını bildirdiği, anlaşılmıştır.
İcra mahkemesine yapılan başvuru, İİK. nun 169/a ve 170. maddelerine dayalı borca ve imzaya itiraz olup, Anılan başvuru ise Medeni Usul Hukuku anlamında dava olmadığından HMK.nun davaya ilişkin kuralları mutlak anlamda uygulanmaz. Bu itibarla karşı tarafın yanlış gösterilmesi veya hiç bildirilmemiş olmasının sonuca etkisi yoktur. İcra mahkemesi, şikayetle ilgili kişileri icra dosyasına göre saptama ve onları duruşmaya çağırıp görüşlerini alma ve varsa delillerini incelemekle yükümlüdür.
Borçlunun imzaya itiraz dilekçesinde alacaklı asilin adresinin gösterilmediği gerekçesi ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi aşırı şekilcilik olup hak kaybına neden olur. Kaldı ki tensip zaptının tebliği ile alacaklı banka vekilinin de davaya karşı beyanlarını bildirdiği anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece işin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, 6100 sayılı HMK.nun 119/b maddesi gereğince verilen kesin süreye rağmen taraf teşkilinin sağlanmadığı gerekçesiyle isternin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2013/7553, K. 2013/16824, 2 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama