KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2013/8722 E., 2013/16024 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2013
- Mahkemesi
- Büyükçekmece 1. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 13/11/2012
- Numarası
- 2011/333-2012/1429
Karar Metni
336 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK'nun 134/2. maddesinde; "İhalenin feshini, Borçlar Kanunu'nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler, yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikayet yolu ile ihale tarihinden itibaren 7 gün içinde isteyebilirler" hükmüne yer verilmiştir.
Şikayetçinin takipte alacaklı veya borçlu sıfatını taşımadığı, tapu siciline göre ilgili olmadığı ve ihaleye katılıp pey sürmediği görülmektedir. Şikayetçinin, borçlu ...Ltd.Şti. ile 20.09.2007 tarihli sözleşme imzalayarak borçlu şirketin ihtilaflı haklarını devraldığı, bu sözleşmenin borcun nakli sözleşmesi olduğu düşünülse bile BK. 195. madde uyarınca borcun nakli için borcun tamamının ödenmesi yada alacaklının bu nakle muvafakat vermesinin gerektiği, takip dosyasında borç ödenmediği gibi alacaklının muvafakatine dair bir kayda da rastlanmadığından sözleşmenin borcun nakli sözleşmesi olarak kabulü mümkün değildir.
Bu durumda istemin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddedilerek şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilmemesi gerekir. Mahkemece istemin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddedilerek şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilmemesi gerekirken, işin esasının incelenerek ihalenin feshi talebinin reddine karar verilmesi, sonucu itibari ile doğru ise de, şikayetçi aleyhine %10 para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekmekle birlikte anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından mahkeme kararının düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2013/8722, K. 2013/16024, 26 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama