KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2014/11246 E., 2014/16403 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2014
- Mahkemesi
- Konya 2. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 30/01/2014
- Numarası
- 2013/1067-2014/204
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 17.03.2014 tarih, 2014/6112-7548 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine yürütülen kambiyo senetlerinee özgü haciz yolu ile icra takibinde; borçluya örnek 10 ödeme emrininin 14.03.2007 tarihinde tebliğ edildiği, takibin kesinleşmesinden sonra Cihanbeyli SHM'nin 30.06.2008 tarih, 2008/16 E., 2008/67 K. sayılı kararı ile, borçlu R.
P.'ın TMK'nun 405. maddesi gereğince kısıtlanmasına karar verildiği, alacaklının, Sulh Hukuk Mahkemesince kısıtlı adına açtırılan hesaptaki paranın haczi talebinin, icra müdürlüğünün şikayete konu 10.10.2013 tarihli kararı ile reddedildiği, alacaklı icra mahkemesine başvurusunda, söz konusu işlemin iptalini istediği, mahkemece; vesayet makamı olan Cihanbeyli SHM'nce kısıtlının parasının haczine izin verilmediği, genel mahkeme kararının icra mahkemesini bağlayacağı gerekçeleri ile istemin reddedildiği görülmektedir.
Vesayet altına alınan şahıs hakkında yapılacak hukuki işlemlere ilişkin olarak hangi hallerde vesayet makamının izninin alınması gerektiği TMK’nun 462. maddesinde sınırlı olarak sayılmış olup, kesinleşen icra takibinde kısıtlı borçlunun malvarlığına haciz konulması işlemi bu kapsamda bulunmamaktadır. Alacaklı tarafından kısıtlının banka hesabında bulunan paranın haczine izin verilmesi istemi ile yapılan başvuru üzerine talebin reddine dair Cihanbeyli SHM'nin 19.09.2013 tarih 2008/16 E., 2008/267 K. sayılı ek kararında da, TMK'nun 462. maddesinde belirtilen hallerin sınırlı sayıda olduğu, bunların çoğaltılmasının mümkün olmadığı belirtilmiştir.
O halde; mahkemece alacaklının şikayetinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi isabetsiz olup, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekirken onandığı anlaşılmakla, alacaklının karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/11246, K. 2014/16403, 5 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama