KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2014/12032 E., 2014/14024 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2014
- Mahkemesi
- Demre İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 29/01/2014
- Numarası
- 2013/55-2014/4
Karar Metni
382 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile yapılan takipte borçlu tarafından imzaya ve borca itiraz edilmiş, çekteki imzanın borçluya ait olmayıp vekaletname ile çek keşide etme yetkisi verilen vekil Y.. A..'ya ait olduğu kabul edilmiş, ancak vekilin çek keşide tarihinden önce azledilmesi sebebiyle mahkemece itirazın kabulü ile alacaklının takip konusu asıl alacak miktarının %20’si oranında tazminata ve aynı asıl alacak miktarı üzerinden %10'u oranında para cezasına mahkum edilmesine karar verildiği, kararın alacağı temlik alan alacaklı vekilince temyiz edildiği anlaşılmıştır.
İİK.nun 170/3.maddesine göre icra mahkemesi aynı Kanunun 68/a maddesine göre yapacağı inceleme sonunda inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığı kanaatine varırsa itirazın kabulü ile birlikte takibin durdurulmasına ve 4.fıkra uyarınca alacaklının senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde, borçlu yararına takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın %10’u oranında para cezasına karar verir.
Somut olayda, takip dayanağı çek, keşideci borçlunun vekaletname ile çek keşide etmeye yetkili kıldığı vekil tarafından imzalanarak alacaklıya verilmiştir. Ayrıca borçlunun usulüne uygun vekaletname uyarınca çek keşide etmekle yetkilendirdiği vekilin daha sonra azledildiğine ilişkin herhangi bir ilan mevcut olmayıp alacaklının bu durumdan haberdar olmamasında kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğundan bahsedilemez.
Bu durumda adı geçenin çeki takibe koymada ne surette kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğu kanıtlanmadan, yukarıda belirtilen madde hükmüne aykırı olarak aleyhine tazminata ve para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekir ise de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/12032, K. 2014/14024, 12 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama