KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2014/12145 E., 2014/14428 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2014
- Mahkemesi
- Kastamonu 1. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 26/11/2013
- Numarası
- 2013/210-2013/252
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından borçlu hakkında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan icra takibi üzerine, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, takip dayanağı bononun teminat senedi olduğunu iddia ederek takibin iptalini talep ettiği, mahkemece davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 776/1-f maddesi uyarınca; senette düzenleme yerinin yazılı olması gerekir. Aynı Kanun'un 777/4. maddesinde ise; düzenlendiği yer gösterilmeyen bir bononun, düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Hukuk Genel Kurulu'nun 02.10.1996 gün ve 1996/12-590 sayılı kararında da benimsendiği üzere tanzim yeri olarak idari birim adının (kent, ilçe, bucak, köy gibi) yazılması zorunlu ve yeterlidir.
Somut olayda, takibe dayanak bonoda düzenleme yeri belirtilmediği gibi, düzenleyenin adının yanında da, herhangi bir idari birim adının yazılı olmadığı görülmektedir. Bu durumda, takibe dayanak belgenin, kambiyo senedi niteliği bulunmamaktadır.
O halde mahkemece, takibe konu belgenin kambiyo senedi vasfı taşımadığı hususu re'sen nazara alınarak İİK'nun 170a/2. maddesi gereğince takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/12145, K. 2014/14428, 14 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama