KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2014/1241 E., 2014/4297 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2014
- Mahkemesi
- Enez İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 20/09/2013
- Numarası
- 2013/7-2013/12
Karar Metni
430 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından genel haciz yoluyla başlatılan takibe karşı, borçlunun, ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini ileri sürerek tebliğ tarihinin düzeltilmesi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece şikayetin kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun "Bilinen Adreste Tebligat" başlığını taşıyan 10. maddesinde; "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır" hükmüne yer verilmiş, Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/1.maddesinde de; "Tebligat, öncelikle tebliğ yapılacak şahsın bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tespitinde, tebliğ isteyenin beyanı, muhatabın veya diğer ilgililerin bildirimleri ya da mevcut belgeler esas alınır" düzenlemesi getirilmiştir.
7201 Sayılı Yasa'nın 10. maddesi ile ilgili değişikliğe ilişkin kanun gerekçesinde, kişilere getirilen adres kayıt sistemi zorunluluğu ile birlikte işleyişin kolaylaştığı dile getirilmiş, ancak yapılan yeni düzenlemeyle, öncelikle yine bilinen en son adrese tebligat yapılacağı, tebligatın yapılmasını isteyenin veya tebligatı çıkartan makamın bildirdiği adresin, tebligata elverişli olmadığının anlaşılması ya da bu adrese tebligat yapılamaması halinde, muhatabın 5490 Sayılı Kanun'a göre adres kayıt sistemindeki adresinin bilinen en son adresi olarak kabul edileceği ve tebligatın buraya yapılacağı açıklanmış, değişiklik ile birlikte adres kayıt sistemi dışında başkaca adres araştırması yapılmasının gerekmeyeceği vurgulanmıştır.
Tüm bu açıklamalar doğrultusunda, kişiye önce bilinen son adresi esas alınarak tebligat yapılması zorunludur.
Somut olayda, alacaklı tarafından takip talebinde bildirilen ve bilinen son adres olarak kabulü gereken adrese gönderilen ödeme emrinin adresten ayrıldığı şerhi ile iade edilmesi üzerine, borçlunun adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine Tebligat Kanunu'nun 21/2.maddesi gereğince ödeme emri tebliğ edildiği görülmektedir. Yukarıda açıklandığı üzere, bilinen son adrese çıkarılan tebligatın iadesi halinde borçlunun adres kayıt sistemindeki adresine Tebligat Kanunu'nun 21/2.maddesine göre yapılan tebligat usulüne uygundur.
O halde, mahkemece, ödeme emri tebligatının usulsüzlüğüne ilişkin şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, borçlunun başvurusu tebliğ tarihinin düzeltilmesine ilişkin olduğu halde HMK.nun 26.maddesine aykırı şekilde talep aşılarak 17/06/2013 tarihli icra müdürlüğü kararının iptaline karar verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/1241, K. 2014/4297, 18 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama