KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2014/12689 E., 2014/15585 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2014
- Mahkemesi
- İstanbul Anadolu 3. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 02/01/2014
- Numarası
- 2013/739-2014/1
Karar Metni
381 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlular ..... Kalıp Sanayi Kollektif Şirketi, .... Otomotiv Tic. Ltd. Şti, Ö.. D.. ve H.. D.. hakkında çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emrinin borçlu k....şirket ile şikayetçi borçlular H.. ve Ö..'e 23.01.2013 tarihinde tebliğ edildiği, ....
Kollektif Şirketi vekilinin 02.09.2013 tarihinde, Gebze 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.03.2013 tarihli ve 2012/680 esas, 2013/413 karar sayılı kararını icra dairesine sunarak takibin durdurulmasını talep ettiği, icra müdürlüğünce talep gibi işlemin ifasına karar verilerek takibin adı geçen şirket hakkında durdurulduğu anlaşılmaktadır.
Borçlu k.. şirket ortakları Ö.. ve H..'in de icra mahkemesine başvurarak, diğer şikayetleri ile birlikte menfi tespit kararının kendilerini de kapsadığından bahisle takibin durdurulması gerekirken haciz işlemi yapılmasının usulsüz olduğunu ileri sürerek işlemin iptalini talep ettikleri, mahkemece borçluların talebinin kabulüne karar verildiği görülmektedir.
İcra müdürlüğünün kararına dayanak yaptığı, Gebze 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.03.2013 tarihli ve 2012/680 esas, 2013/413 karar sayılı kararının incelenmesinde; davacısının ... Kollektif Şirketi olduğu, şikayetçi takip borçluları Ö.. ve H.. ile icra takibini yapan alacaklının davanın tarafı olmadıkları ve haklarında tesis edilmiş bir hüküm bulunmadığı görülmektedir.
Bu durumda, alacaklının taraf olmadığı ve şikayete gelen borçluların da davacı sıfatının bulunmadığı menfi tespit davasında verilen karar, haklarında sonuç doğurmayacağından ve şikayetçi borçlular hakkında kesinleşen takibin durdurulması yönünde icra müdürlüğünce verilmiş bir karar da bulunmadığından, mahkemenin anılan ilama dayalı olarak takibin durması gerektiğinden bahisle haciz ve muhafaza işleminin iptali yönünde hüküm tesisi yasaya aykırıdır.
O halde, mahkemece, şikayetçilerin menfi tespit ilamı ve takibin durdurulması kararına dayalı olarak yaptıkları şikayetin reddi ile haciz tutanağına ve menkullerin haczedilmezliğine ilişkin olarak yapmış oldukları şikayetin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/12689, K. 2014/15585, 29 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama