KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2014/13264 E., 2014/15666 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2014
- Mahkemesi
- Kuşadası İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 07/01/2014
- Numarası
- 2012/477-2014/2
Karar Metni
269 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi.. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine 2 adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine geçildiği, borçluların icra mahkemesine yaptığı başvuruda, borca itiraz niteliğinde hususlar ileri sürerek borca itiraz ettiği anlaşılmaktadır.
İİK'nun 169/a-1. maddesi gereğince borcun bulunmadığı veya itfa yahut imhal edildiği resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile kanıtlanmalıdır.
Somut olayda takip dayanağı olan bonolar yasal unsurları içeren kambiyo senedi vasfındadır. Bonoların arkasında bulunan “15.05.2008 tarihli sözleşmenin 13. maddesi gereği iş bu senet borçludan teslim alınmıştır.” ve “ Bu senet sözleşme gereği ciro ve devir edilemez” şerhleri senetlerin bono vasfını ortadan kaldırmaz. Borçlu tarafından dosyaya sunulan 15.05.2008 tarihli sözleşmede, 06.08.2008 tarihli protokolde, 06.08.2008 tarihli ek protokolde ve ödeme iddiasına ilişkin havale makbuzlarında takip dayanağı bonolara herhangi bir atıfta bulunulmadığı görülmektedir. Borçlunun itirazını İİK'nun 169/a-1 maddesinde belirtilen belgeler ile ispat edemediğine göre, borca itirazın ispatı amacıyla borçlunun defter ve belgeleri üzerinde de bilirkişi incelemesi yaptırılması doğru değildir.
O halde mahkemece borca itirazın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/13264, K. 2014/15666, 2 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama