KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2014/1619 E., 2014/4740 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2014
- Mahkemesi
- Kuşadası İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 08/10/2013
- Numarası
- 2012/318-2013/461
Karar Metni
336 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1- Borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre borçlu vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
2- Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sair temyiz itirazları yerinde değilse de;
Borçlu hakkında genel haciz yoluyla yapılan takipte, alacaklının itirazın kaldırılmasına ilişkin başvurusu üzerine mahkemece; istemin kısmen kabul, kısmen reddine, asıl alacak üzerindeki itirazın kaldırılması talebinin reddine, işlemiş faiz miktarı ve oranının bilirkişi raporundaki gibi %9 yasal faizi ile hesaplanan miktar üzerinden kaldırılmasına karar verilmiştir.
Somut olayda borçluya tebliğ edilen örnek 7 numaralı ödeme emrinde “231.082,00 TL işlemiş faizin talep edildiği ve takibe konu asıl alacağa takip tarihinden itibaren aylık %1.40 faiz işletilmesinin istendiği ve borçlunun 28.05.2012 tarihinde borca itiraz ettiği ancak işlemiş faize ve işleyecek faiz oranına açıkça itiraz etmediği bu nedenle işlemiş faiz miktarının (vadeden takip tarihine kadarki faiz miktarının ) ve oranının kesinleştiği anlaşılmaktadır.
İİK.nun 63.maddesi uyarınca, itiraz eden borçlu, itirazın kaldırılması duruşmasında, alacaklının dayandığı senet metninden anlaşılanlar dışında itiraz sebeplerini değiştiremez ve genişletemez. Bu hüküm uyarınca, cevap dilekçesinde borçlu tarafından ileri sürülen "takip konusu alacağa uygulanacak faizin yasal faiz olması gerektiğine " ilişkin iddia, itirazın genişletilmesi kapsamında olup dinlenemez.
O halde, mahkemece, kesinleşen 6183 sayılı Kanun uyarınca uygulanan faiz oranı ve işlemiş faiz miktarını aşmamak kaydıyla buna göre hesaplama yapan 08.03.2013 tarihli bilirkişi raporuna göre bir karar verilmesi gerekirken, olayda uygulama yeri olmayan yasal faizi üzerinden hesap yapılan bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/1619, K. 2014/4740, 20 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama