KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2014/1685 E., 2014/4640 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2014
- Mahkemesi
- İstanbul 16. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 12/06/2013
- Numarası
- 2013/707-2013/832
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takipte, şikayetçi B.. ... Ltd. Şti. adına tapuda kayıtlı olan İstanbul Tuzla A..Köyü 5.... ada .. parsel sayılı taşınmaz üzerinde borçlu Ar ... A.Ş. lehine 28/3/2012 tarih ve 3770 yevmiye numarası ile 3. dereceden ipotek kaydı olduğu ve bu ipotek hakkı üzerine takip alacaklısı tarafından haciz konulduğu, haczin 18.3.2013 tarihinde işlendiği görülmektedir.
Türk Medeni Kanunu'nun 881 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan ipotek, kişisel bir alacağın teminat altına alınması amacını güden ve bir taşınmazın değerinden alacaklının alacağını elde etmesi olanağını sağlayan sınırlı bir ayni haktır.
Haciz ise, kesinleşmiş bir icra takibinin konusu olan belli bir para alacağının ödenmesini sağlamak için, bu yolda talepte bulunan alacaklı lehine, söz konusu alacağı karşılayacak miktar ve değerdeki borçluya ait mal ve haklara, icra müdürü tarafından el konulmasıdır (Baki Kuru el kitabı sayfa 357). Sınırlı ayni hakların haczi mümkün olduğundan, sınırlı ayni hak niteliğinde olan borçlunun sahip bulunduğu bir ipotek hakkı da haczedilebilir.
Haczin tamamlanması için ipotek hakkının haczedildiğinin tapu siciline şerh verilmesi yeterlidir. Bu durumda, ipotek hakkının haczedilmesinde yasaya uymayan bir yön bulunmamaktadır.
O halde mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle istemin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/1685, K. 2014/4640, 19 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama